ÖZEL EĞİTİMİN TARİHÇESİ VE TÜRKİYE’DE ÖZEL EĞİTİM HİZMETLERİ

Özel Eğitimin Tarihçesi

Tarihte engellilerin, yaşadıkları toplumun geleneksel yapısına göre farklı hikâyeleri bulunmakla birlikte, genel olarak ikinci sınıf, yardıma ve bakıma muhtaç, bağımsız olarak yaşamını sürdüremeyen, yönlendirilmeye ve himayeye ihtiyacı olan bireyler olarak görüldükleri bilinmektedir. Ortaçağ’ da kurumlara yerleştirilerek toplumdan izole edilen tek çatı altında dinî temelli merhametle bakılan ve ikinci sınıf insan muamelesi gören engelliler, herhangi bir sosyal hakka sahip değildi. …(Çağlayan, 2006. Akt: Gökmen, 2007.).

1940’lı yıllara kadar engelli insanların problemleri ile ilgili çözüm üreten politikalar bulmak çok zordu. Engelliler konusu ekonomik ve sosyal bir problem olması ile birlikte dikkat çekti. Gelişmiş ülkeler engelliler konusunu Birleşmiş Milletlerin gündemine almaya karar verdiler. Birleşmiş Milletlerin ilk yıllarda engellilere yönelik çalışmaları, engellilerin yaşam kalitelerini yükseltmeye yönelik olmuştur (Gökmen, 2007).

1970’li yıllarda ve önceki yıllardaki girişimler engelliler hakkında bir farkındalık yaratmak açısından yol gösterici olmuştur. 9 Aralık 1975 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca engelli Hakları Bildirgesi engellilerin haklarını korumak için kabul edilmiştir. 13 maddeden oluşan bu bildiri uluslararası tarihi bir belge niteliğinde olup, engelli kişilerin toplumda gerçek yerlerini alarak yaşamaları ve topluma üretken bireyler olarak katılmaları konusundaki haklarını ve aynı zamanda toplumun engellilere karşı yükümlülüklerini belirlemektedir. …1980’li yıllarda tam katılım ve eşitlik vizyonu Birleşmiş Milletlerde de egemen oldu. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca 1981 yılı “tam katılım ve eşitlik” teması altında Uluslararası engelliler Yılı olarak belirlendi. 1983-1992 yılları kapsamında on yıllık bir engelliler programı oluşturuldu ve bu on yıl, “Dünya Sakatlar On Yılı” olarak ilan edildi (Gökmen, 2007).

1993 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen sakatlar konusunda fırsat eşitliğine ilişkin standart kuralların uygulanması üye devletlere tavsiye niteliğindeydi. Daha sonra Dünya Körler Birliğinin genel kurul toplantısında standart kuralların uluslararası bir sözleşme hâline getirilmesi kararı alındı. Birleşmiş Milletler bünyesinde ayrımcılığa karşı engellilerin haklarını ayrıntılarıyla düzenleyen uluslararası bir sözleşmenin hazırlanması için gerekli çalışmalar başlatıldı. Bu sözleşme, 30 Mart 2007 tarihinde üye devletlerin imzasına sunularak Türkiye dâhil 81 ülke tarafından imzalanmıştır. Birleşmiş Milletler gibi Avrupa Konseyinin “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi”, “Avrupa Sosyal Şartı” ve “Avrupa Kentsel Şartı”nda da engelliler ile ilgili düzenlemeler mevcuttur (Gökmen, 2007).

Türkiye’de Özel Eğitim Hizmetleri

Türkiye’de özel eğitim ilk olarak 1889 yılında İstanbul Ticaret Mektebi bünyesinde, işitme ve görme engelliler için açılan okulla başlamış, bu okul 30 yıl eğitim vermiştir. Sonra 1921’de Özel İzmir Sağırlar-Körler Okulu açılmış ve 1950 yılına kadar eğitim vermiştir.

Özel eğitim hizmetleri 1951 öncesinde Sağlık Bakanlığı ve özel dernekler aracılığı ile sürdürülmekteydi. Millî Eğitim Bakanlığı 1951 yılında özel eğitim hizmetlerini, ilköğretim düzeyinde başlatmış ve İlköğretim Genel Müdürlüğü bünyesinde örgütlemiştir. Örgütlenme 1980 yılında Özel Eğitim Genel Müdürlüğü, sonradan Özel Eğitim ve Rehberlik Dairesi, 1992 yılında 3797 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunla Özel Eğitim Rehberlik ve Danışmanlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü olmuştur. Ülkemizde özel eğitime gereksinimli çocuklara, sistemli eğitim hizmetlerinin sağlanmaya başlanması 1950’li yıllarda Mithat Enç’in katkılarıyla başlamıştır. 1953-1954 öğretim yılında Gazi Eğitim Enstitüsü bünyesinde yetersizlikten etkilenmiş çocuklara sistemli eğitim ve öğretim hizmetlerini sağlayacak öğretim elemanlarının yetiştirilmesi amacıyla özel eğitim bölümü açılmıştır. En az 3 yıl ilkokul deneyimi olan öğretmenlere iki yıllık yüksek öğretim programı verilmiştir. İki dönem eğitim verdikten sonra bu şube kapatılmıştır.

1955’ten 1979 yılına kadar özel eğitim okul ve sınıflarında, bir kısmı 2-3 haftalık hizmet içi seminere katılmış, çoğunluğu ise, özel eğitim alanında eğitim almamış normal sınıf ve dal öğretmenleri çalışmıştır (Akçamete, 2002). 1978-1979 yılında açılan “Özel Eğitim Öğretmenliği Sertifika Programı” ile 625 sınıf öğretmenine özel eğitim öğretmeni becerileri kazandırılmıştır (Akçamete ve Kaner, 1999; Ataman, 2004b. Akt: Özbay, Özmen, Tuncer, Altunay, 2007:10.).

1983 yılında özel eğitim öğretmeni yetiştirme amacıyla önemli adımlar atılmış, Anadolu Üniversitesi bünyesinde Özel Eğitim Öğretmenliği Programı açılmıştır. Bu program ilk mezunlarını 1986-1987 öğretim yılında vermiştir. Program, 1990-1991 yılında “Özel Eğitim Bölümü olarak genişletilmiştir (Eripek, 1992; Özsoy ve diğerleri, 1998). Anadolu Üniversitesinde açılan Özel Eğitim Bölümünde Zihinsel ve İşitme Engellilerin Eğitimi Anabilim Dalları bulunmaktadır. Gazi Üniversitesi bünyesinde 34 yıl aradan sonra ikinci defa Özel Eğitim Öğretmenliği Programı açılmıştır. Bu programlarda Görme ve Zihinsel Engellilerin Eğitimi Anabilim Dalları bulunmaktadır. Açılan bu programları, Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Konya Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Marmara ve Sakarya Üniversiteleri Eğitim fakültelerinde açılan Özel Eğitim Öğretmenliği Programları izlemiştir.

 

 

T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Eğitimi Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanlığı

ÖZEL EĞİTİM OKULLARINDA AİLE EĞİTİMİ UYGULAMALARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

(https://www.meb.gov.tr/earged/earged/Ozel_eg_alan_aile_eg_hizm_etki_deg.pdf)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.